Atilla İlhan Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

adminKÜLTÜR0 Yorum27 Mayıs 2011

Atilla  İlhan, 15-5-1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde dünyaya geldi. Ve 11 -10-2005 tarihinde İstanbul’da geçirdiği kalp krizi neticisinde hayata gözlerini yumdu. Atiila İlhan günümüz edebiyatının (20. yüzyıl ) en önemli temsilcilerinden biridir. Şiir ,roman deneme yazıları gibi yazınsal ürünlerin yanısıra tv dizileri ve şiir albümüyle de ülkemiz insanının beğenisini kazanmıştır. Eserleri bir çok ödüle layık görülmüştür. Bir çok alanda başarılı olmasına rağmen onun en etkin olduğu alan şairliğidir. Mükemmel şiirlerin altında Atilla İlhan’ın imzasını görürsünüz.   Pia gibi Ben Sana Mecburum gibi şiirleriyle bir çok insanı büyüleyen Atilla İlhan ile ilgili merka ettiklerinizle bidolubilgi.com olarak karşınızdayız.

Hayatı

15 Haziran 1925′te Menemen’de doğdu. Tam ismi, Attilâ Hamdi İlhan’dır. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat’ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946′ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948′de ilk şiir kitabı Duvar’ı kendi imkânlarıyla yayımladı.

Paris yılları

1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet’i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris’e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han’daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yad ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı.

İstanbul – İzmir – Paris üçgeni

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris’e tekrar gitti. Fransa’daki bu dönem, Attilâ İlhan’ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950′li yılları İstanbul – İzmir – Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953′te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır.

Sanatta Çok Yönlülük

1957′de gittiği Erzincan’da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul’a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960′ta Paris’e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968′de evlendi, 15 yıl evli kaldı.

İstanbul’a dönüş

1973′te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 1981′e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti. İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 – 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürdü. 1970′lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı.

Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu.

İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: “… birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır.” (Düşün, Haziran 1996).

Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye’nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul, İzmir gibi Türkiye’nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye’ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa’daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde irdeliyordu.

Hazırlık ve Arayış Dönemi

Romanda ‘hazırlık ve arayış dönemi’ diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez’de yazarın Paris’te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye’deki batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam’da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez’de Avrupa’da komünist ve anti-komünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ İlhan’ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda önyargı oluşturmazlar. Attilâ İlhan, Zenciler Birbirine Benzemez için bakın neler diyor:” Kitap ‘soğuk savaş’ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, İstanbul’daki ve Paris’teki ‘solcu’ çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim.”

Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır.

Olgunluk dönemi

Yazarın “olgunluk dönemi” diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam’da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez’de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası’nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir- ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet’te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah’ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye’nin tarihinde köşebaşlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden herbiri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür.

Ölümü

Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan’ın 2004′ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 11 Ekim 2005′te İstanbul’daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı.

2003 Sertel Demokrasi Ödülü’ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü tutuklunun Günlüğü ile 1975 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir.

Eserleri

 Televizyon dizileri

Teleflaş / Kanal 6 (1991)

Sekiz Sütuna Manşet (1982)

Kartallar Yüksek Uçar (1983)

Yarın Artık Bugündür (1986)

Yıldızlar Gece Büyür (1992)

Müzik albümleri

An Gelir / Kendi Sesinden Şiirleri (2006)

Romanları

Sokaktaki Adam (1953)

Zenciler Birbirine Benzemez (1957)

Kurtlar Sofrası (1963)

Aynanın İçindekiler serisi

Bıçağın Ucu (1973)

Sırtlan Payı (1974) Yunus Nadi Roman Armağanı

Yaraya Tuz Basmak (1978)

Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981)

O Karanlıkta Biz (1988)

Allah’ın Süngüleri: Reis Paşa (2002)

Gazi Paşa (2006)

Fena Halde Leman (1980)

Haco Hanım Vay (1984)

O Sarışın Kurt (2007)

Şiirleri

34 FN 346

Adım Sonbahar

Adımla Nasıl Berabersem

Ağır Kan Kaybı

Ağustos Çıkmazı

Ah

An Gelir

Arabesk

Artı Sonsuz

Aydınlık Neyin Oluyor Senin?

Ayrılık Sevdaya Dahil -1

Ayrılık Sevdaya Dahil -2

Ayrılık Sevdaya Dahil -3

Ayrılık Sevdaya Dahil -4

Ayrılık Sevdaya Dahil -5

Aysel Git Başımdan

Bakarsak

Bana Bir Şimşek Çak

Batan Bu Köhne Şileb…

Bekle

Bela Çiçeği

Belki Gelmem Gelemem

Belma Sebil

Ben Artık Küsüm

Ben Sana Mecburum

Bence Malumdur

Bir Üç Beş

Biraz Paris’ ‘

Böyle Bir Sevmek

Büyük Yolların Haydudu

Carıcın De Geçen Kış

Cebber Oğlu Memmed

Cinayet Saati

Cinnet Çarşısı

Claude Diye Bir Ülke

Delik Deşik

Diyalektik Gazel

Duvar

Elde Var Hüzün

Elimden Gelen Bu

Emirganda Çay Saati

Emperyal Oteli

Gece Buluşması

Gecenin Kapıları

Geç Kalmış Ölü

Geçerdi Hep

Gibi Redifli Gazel

Hacı Murad In Ölümü

Hannelise

Harp Kaldırımda Aşk

Hayır…

Her Sabah, Yanılmak!..

Herşeyi Birden İstemek

Issızlığın Çığlığı

Işık Mezarlığı

İhtiyar Balladı

İki Yüzlü Melekler

İkinizden Hanginiz

İstanbul Ağrısı

Jilet Yiyen Kız

Kadınlar Sonbahar

Kalk Gidelim Kadınlar Balladı

Kaptan -1

Karantinalı Despina

Kırmızı Pazar

Kim Kaldı

Kim O?

Kimi

Kimi Sevsem Sensin

Korkarım

Korkunun İsi

Korkunun Krallığı

Mahur Beste

Maria Missakian

Memleket Havası

Mevsimdir

Mihaka

Muhalif Rüzgar

Muhayyer

Mustafa Kemal…

Müjgan’a Aşk Şarkıları

Nasıl Bir Sevdaysa

Nasıl Olduysa

Nefesler -4

Neydi O Bir Zamanlar

Nöbet Değişimi

O Sözler Ki

Onsekiz

Ölmek Yasak

Ömer Haybonun Son Günleri

Pia

Pusudaki

Rast “Zenci” Peşrevi

Rinna-Rinnan-Nay

Rüzgar Gülü…

Saçların Örülmüş Olmalı

Sakın Ha

Saklı Sevda

Salı Sabaha Karşı

Sana Ne Yaptılar

Sen Benim Hiçbir Şeyimsin

Sen Beyaz Bir Kadınsın

Sen Burda Bir Yabancısın

Sen Yoksun

Serüvenin Sonu

Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken

Silahlı Dört Besmele

Sisler Bulvarı

Sokağa Çıkma Yasağı

Sokaklarda Mızıka Çalma Çocuk

Söyler

Sultan-ı Yegah

Süheyla Değildi Adın

Süleyman

Şahane Serseri

Şeyh Bedrettin-i Simaviye Gazel

Şubat Yolcusu

Tarz-ı Kadim

Tatyosun Kahrı

Tut Ki Gecedir

Tutuklunun Günlüğü

Usturanın Ağzında

Üçüncü Şahsın Şiiri

Varsağı -1

Varsağı -2

Varsağı -3

Waldorf Astoria

Yağmur Gemileri

Yağmur Kaçağı

Yağmurda Sis Düdükleri

Yalnızlığı Denemek

Yalnızlık Şiiri…

Yanılsama

Yasak Sevişmek

Yazın Son Günleri

Yirmibeşinci Kısım

Zeynep Beni Bekle

Deneme-Anı

Abbas Yolcu (1957)

Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler (1985)

Sosyalizm Asıl Şimdi (Ekim 2006 İş Bankası Yayınları)

Denemeler

Hangi Sol (1970)

Hangi Batı (1972)

Hangi Seks (1976)

Hangi Sağ (1980)

Hangi Atatürk (1981)

Hangi Edebiyat (1991)

Hangi Laiklik (1995)

Hangi Küreselleşme (1997)

Cumhuriyet söyleşileri

Bir Sap Kırmızı Karanfil (1998)

Ufkun Arkasını Görebilmek (1999)

Sultan Galiyef – Avrasya`da Dolaşan Hayalet (2000)

Dönek Bereketi (2002)

Yıldız, Hilâl ve kalpak

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Atilla İlhan Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri Hakkında Yorum Yaz

Sponsor Reklamlar

Dünyanın En Zor Oyununu Oyna

Adına Kayıtlı Cep Telefonu Hattı Var mı Öğren


Sponsor Bağlantılar

Kategoriler

Hürriyet Bumerang

Sponsorlar

E-Bülten

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz!


Aboneliğinizin onaylanması için lütfen verdiğiniz mail adresini kontrol ediniz.!

İletişim Formu

Yaşam ve İnsanlar Yaşam 

ve İnsanlar web analytics